Ergenekon … YERSEN!
23 Eylül 2008'de KillananAdam yazdı
Tesadüflere inanamayan birisiyim oldum olası. İnanana da ne SAF derim ne de inanma derim. Ama insanoğlu kendisine bahşedilmiş en büyük ayrıcalığı yani beyni ile düşünüp neden-sonuç ilişkisi kurabilme yeteneğini kullanamıyorsa işte o zaman deliririm ben arkadaş.
Ergenekon davası diye bir dava var gündeminde memleketin bir süredir. İşte tuhaflıklar burada başlıyor.
Ergenekon davasınınbaşlangıç sebebi olarak gösterilen ve bir eve yapılarak ele geçirilen bombalardan bu yana aylar geçmiş. Ortada ne bir dava ne de bir soruşturma var.
Peki pimi kim çekiyor? Pimi Abdurrahman Yalçınkaya çekiyor!
AKP’ye kapatma davası açılıyor ve hemen birkaç gün sonra memlekette ERGENEKON bombası patlayıveriyor. Yani karşı saldırıya mı geçiyor birileri acaba?
Bitmeyen gözaltılar, sürekli ortaya atılan yeni iddialar yeni isimler. Ne tuhaf değil mi? Ortada böyle bir çete/örgüt var ama(varsa tabi) harekete geçmek için aylarca bekleniyor vekapatma davasının ardından jet hızıyla işlem başlıyor. Yani misilleme, yani korkutma, yani apaçık “benim elim de armut toplamıyor” mesajı alabilene tabi..
Yine ne acaiptir ki, kapatma davasının gerekçesi olarak ortaya atılan türban davasında “EVET, BU YAPILAN -ÇAKTIRMADAN- ANAYASAYI VE LAİKLİĞİ DEĞİŞTİRMEYE ÇALIŞMAKTIR” diye karar alan Anayasa mahkemesi, kapatma gerekçesi olarak kabul ettiği bu durumu nedense yok sayıp partiyi kapatmama kararı alabiliyor. Yani sen kendin 1 ay önce verdiğin kararı görmezden gelebiliyorsun..
Ve ne oluyor? Kapatma davası sonuçlanıyor. Aradan 2 ay geçiyor. Bu 2 ay boyunca tek bir yaprak esmiyor Ergenekon davasında. Tek bir göz altı yok. Her şey unutuluyor yine…
Ama bu sefer malumunuz yüzyılın iyilik(!) hareketi bombası patlıyor. Yine baskılar, yine eleştiriler.. Başbakan çıkıp açık açık medya patronlarına şantaj yapıyor önce! Sana 1 hafta müddet, yoksa ipliğini pazara çıkartırım diyor, olmuyor çıkıp “Almayın bu gazeteleri” diyor. Yani korkutma, sindirme politikasına devam.. Tıpkı Ergenekon gibi…
Ama benim yurdum insanı bunu da seviyor biliyorum. “Helal olsun başbakana hakkını savunuyor” diyor birçoğu. O kadar kötü başbakanlar gördü ki bu millet bu “farklı” bu “tuhaf” tutumlar hoşuna gidiyor. Ama aynı Kasımpaşa’lı tavırları maalesef yok yabancı ülkelere karşı.. Neyse o apayrı konu dağıtmayalım hikayeyi…
Bu baskılar, ard arda gelen yolsuzluk haberleri, fiyaskolar.. Sonuç.. Ergenekon yeniden hortluyor. Gözaltılar yeniden başlıyor… Ne TESADÜF!..
Yoksa değil mi?
(Ha bu arada, kapatma davası sürerken her yerde boy boy resimleri gösterilen, medyanın, halkın önüne attığı başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya’nın yüzünü sıfatını bilmeyen kalmadı herhalde.. Peki bu Ergenekon davası savcısı kimdir? Bugüne kadar neden tek bir kare resmi çıkmamıştır ortaya? Ha doğru.. Bu da TESADÜF)

Öncelikle sunu belirteyim….
Veli Kücük kesinlikle Vatan Haini degildir….
Asil Vatan Haini Amerika’da görüsmede yesil isik ve Amerikanin destegini alip dügmeye basan hükümet(AKP). Bugün Ergenekon a Vatan Hainleri diyen, 1923 önceleri de Kuvai Milli’lere Vatan Haini diyenlerdendir…. Bunlar var oldukca Tükiye var olacakdir…… Ayrica Mehmetciklerimize dokunan elleri, 30.000 Ana’nin aglamasini hice sayip, Talebani ve Barzaniyi kendine muhatab gören hükümetimiz bile olsa kirariz!!! Uluönder Atatürk’ün dedigi gibi… SÖZ KONUSU VATAN ISE, GERISI TEFERUATTIR!!!!!!!